Louise Weard
Louise Weard, Film Semiotics alanında aldığı eğitimle sinema dili üzerine derinlemesine düşünen bir yönetmen ve film yapımcısıdır. Batı Kanada kökenli olan Weard, sinemaya ilk adımlarını Ryan Nicholson’ın FX dünyasındaki çalışmalarından tanıdığı tecrübeyle güçlendirdi; onunla birlikte sinematograf olarak çalışarak görsel anlatımın ritmini ve kadrajın duyguyu nasıl taşıdığını erken dönemde deneyimledi. Ardından yeraltı korku estetiğinin çağrısını daha görünür bir üretime dönüştürdü ve dönüşüm noktası sayılabilecek vücut-horror ağırlıklı ilk çıkış kısa/ara form çalışması Computer Hearts ile yeni bir ses olarak dikkat çekti. Dionne Copland ile kurduğu yaratıcı ortaklık, Weard’ın kariyerindeki üretkenliğin omurgasını oluşturdu; 2016 yılında CyberCraft Video’yu hayata geçirerek Inferno ve Haxx Deadroom kısa filmlerini üretti, ayrıca mikrobütçe ölçeğinde çekilen queer slasher film Cuties’i projelendirdi. Film okulunun ardından Weard, Copland’ın uzun metrajlı ilk filminin yapım sürecinde de belirleyici bir rol üstlendi ve cabin-in-the-woods atmosferini merkezine alan Cold Wind Blowing üzerinde çalıştı; yapımın 2022’de yayımlanmasıyla birlikte, onun korku türünü yalnızca “şok” için değil, karakterin iç dünyasını katman katman açan bir anlatı aracı olarak ele alma yaklaşımı daha geniş bir izleyiciye ulaştı. Weard’ın sinemaya dair saplantıları ise kişisel ve sınır zorlayan bir damarda şekilleniyor; uzun süredir, kendine dair saklı kalmış ve hatta “rahatsız edici” sayılabilecek tarafları açık etmenin peşinde. Bu üretim anlayışı, 2015 yılında S.I.D.S. adlı kısa filmiyle aldığı Most Fearless Performance Award üzerinden somutlaştı. S.I.D.S. filminde kendini transseksüel bir kadın olarak, arka sokakta yapılan bir ameliyat arayışı içinde canlandırarak cesur bir performansla hem anlatının merkezine hem de türün sınırlarına yerleşti. Nearly on yıl sonra, Computer Hearts’ın transgender horror sinemasında önemli bir çalışma olarak yeniden keşfedilmesi de onun kariyerindeki dönüm noktalarından biri oldu; filmin 2022 Ekim ayında Chicago’daki The Music Box’ta Music Box of Horrors etkinliği kapsamında gösterilmesi, bu filmin yeniden anlam kazanmasına eşlik etti. Louise Weard yalnızca üretimde değil, kuramsal düzlemde de aktif bir yazardır. Film teorisi yazılarında Marquis de Sade’in ekrandaki semantiğine odaklanırken, aynı zamanda fallik genital travmayı konu alan filmlerin kapsamlı bir tarihini de inceleyerek farklı bir bakış açısı sunar; bu çalışma Divergent Terror: The Crossroads of Queerness and Horror başlıklı kitapta yer alır. Ayrıca Weard’ın tür etkinliklerindeki görünürlüğü, Eylül 2022’de Fantastic Fest’te düzenlenen 100 Best Kills etkinliğinde birlikte ev sahipliği yapmasına kadar uzanır; gecenin odağı, sinemadaki hadım sahnelerine adanmış bir seçki etrafında şekillenir. Weard için sinema, kişinin en gizli—ve en sorunlu—bölümlerini görünür kılmak; hikâye anlatımıyla da kendini dışarıda hissedenlerle bağ kurmak demektir; böylece kimse yalnız hissetmek zorunda kalmaz. Bu nedenle ilgi alanları arasında ritüel Magick, Gnostisizm ve UFO’lar gibi başlıklar da yer alır; filmlerini üretmediği zamanlarda ise film yazıları ve çeşitli film festivallerindeki roller üzerinden, adını hak ettiği halde unutulmuş vizyoner yönetmenleri savunur. Weard ayrıca müzik dünyasıyla da güçlü bir kesişim kurar; Ravine Angel ve Lauren Bousfield gibi sanatçılar için sert ve etkili müzik videoları yönetmiştir. Çekim süreçlerinden birinde, ayin/ritüel çağrışımlı bir eylemi “kazara” gerçekleştirdiğini ve bunun sonucunda trans bir dönüşüm yaşadığını anlatması, onun anlatısal evreninin yalnızca ekranda kalmadığını, süreçlerin kendi yaşamına da dokunduğunu düşündürür. Onun sinemasında korku, bedeni ve kimliği kurcalayan bir dil olurken; üretim motivasyonu, hem dışlanmışları hem de “kayıp” kalmış hikâyeleri görünür kılmaya yönelir.
Photos 2
Movies
Comments 0
Share your thoughts about this title
Sign InNo comments yet. Be the first to comment!