John Gilroy
John Gilroy, 24 Haziran 1959’da Santa Monica, California’da dünyaya gelen Amerikalı bir film editörüdür. Ailesinin sinemayla iç içe geçmiş geçmişinin etkisi, kariyerinin çevresinde sürekli hissedilir; çünkü ebeveynlerinden Frank D. Gilroy bir yönetmen/filmmaker iken Ruth Dorothy (Gaydos) ise heykeltıraş ve yazardı. Gilroy, Ruth ve Frank’ın çocukları arasında Dan Gilroy ile ikiz kardeş olarak büyürken, diğer kardeşi Tony Gilroy da bir senarist ve yönetmen kimliğiyle öne çıkar. Aynı dönemde kişisel yaşamında da kendi hikâyesini kurar: 1990 yılında Carolyn adında bir kızı olur. Bugün alanındaki çalışmalarıyla bilinse de Gilroy, sanata doğrudan yönelmekten ziyade uzun süre başka bir çizgiye bakmayı istemiştir; gençliğinde Dartmouth College’ta hükümet (government) eğitimi alır, devamında hukuk okuluna gitmeyi planlarken zamanla film sektörüne yönelmenin daha doğru seçim olduğuna karar verir. Film yolculuğunun ilk yıllarında John Gilroy, New York City’ye yerleşir ve iki yıl boyunca bar işletmeciliği yaparak hayata tutunur; bu dönemi, sektöre geçiş için gereken sabrı kazandığı bir eşik olarak hatırlanır. Ardından, yönetmenlik ve kurgu dünyasının kapılarını daha içeriden aralamayı başarır ve Rick Shaine’ın yanında editör yardımcısı olarak ilk işini alır. Bu ilk adım, 1984’te Herb Gardner’ın The Goodbye People adlı oyununun uyarlamasında gerçekleşir. Gilroy, 1980’ler boyunca birçok yapımda editoryal asistanlık görevleri üstlenir; bu dönemin önemli halkalarından biri, Francis Ford Coppola imzalı Peggy Sue Got Married (1986) ve yine Coppola’nın yönetmenliğini taşıyan Gardens of Stone (1987) gibi filmlerdeki katkılarıdır. 1989’da ise kariyerinde belirleyici bir sıçrama yaşanır ve ilk kez filmleri “asıl editör” olarak yönettiği The Luckiest Man in the World onun ana editörlük yaptığı ilk iş olur. Bu film, babası tarafından yazılıp yönetildiği için Gilroy’un kariyerinin yalnızca bir mesleğe dönüşmesi değil, aynı zamanda aile mirasının kurgu masasında yeniden şekillenmesi anlamına da gelir. John Gilroy, sonraki yıllarda editörlük çalışmalarını geniş bir filmografiye yayar. 1995’te Billy Madison’da, 2000’de Shadow Magic’te, 2004’te Suspect Zero’da ve 2005’te Trust the Man’de kurgunun ritmini kurarken farklı türlerin gerektirdiği tempo ve anlatım biçimlerine uyum sağladığı görülür. Bu süreçte kardeşleriyle kurduğu mesleki bağlar da giderek belirginleşir. Senarist-yönetmen Tony Gilroy ile ilk ortak çalışmasını 2007 tarihli Michael Clayton’da yapar; bu film, yedi Akademi Ödülü adaylığı alır. Gilroy’un kurgu katkıları ise BAFTA Ödülü’ne ve American Cinema Editors (ACE) Eddie Ödülü’ne adaylıkla karşılık bulur. John Gilroy ile Tony Gilroy’un iş birliği bununla sınırlı kalmaz; Duplicity (2009) ve The Bourne Legacy (2012) yapımlarında da yan yana çalışırlar. 2014 yılında ise bu kez Dan Gilroy ile aynı kulvarda buluşur; screenwriter-director kimliğiyle öne çıkan kardeşi Dan’ın Nightcrawler’daki yönetmenlik/yaratım sürecinde Gilroy, editör olarak görev alır ve çalışmasıyla Independent Spirit Award’lar kapsamında En İyi Kurgu (Best Editing) dalında aday gösterilir. Gilroy’un kariyeri, ailesinin diğer bireyleriyle de mesleki bir süreklilik kurduğunu gösterir: Frank D. Gilroy ve iki kardeşi Tony ile Dan için filmlerde kurgu üstlendiği belirtilir; ancak annesi Ruth Dorothy (Gaydos) için aynı doğrultuda çalışmamış olması, aile içindeki yaratıcı bağın nasıl seçici biçimde mesleğe yansıdığını da ortaya koyar. Ayrıca yalnızca aile çevresiyle değil, farklı yönetmenlerin anlatılarına da sıkça eşlik eder; Gavin O’Connor’la sık çalışan bir editör olarak anılır. Bunun yanında Phillip Noyce’un Salt (2010) filmindeki ve Guillermo del Toro’nun Pacific Rim (2013) yapımındaki editoryal katkıları da öne çıkar. Bilinen çalışmalarının arasında Behemoth! gibi yapımların yer alması, Gilroy’un hem geçmişten gelen bir mirası hem de farklı dönemlerin anlatı ihtiyaçlarına uyum sağlayan, geniş bir kurgu birikimini aynı anda taşıdığını gösterir.
Photos 1
Movies
Comments 0
Share your thoughts about this title
Sign InNo comments yet. Be the first to comment!